YEZD

TARİH

GEZİLECEK YERLER

KONAKLAMA

TARİH

İran’ın güneyine veya güneydoğusuna yapılacak bir yolculuk mutlaka Yezd’den geçer. Tarih boyunca, ipek yolunu izleyen kervanlar için de Yezd, önemli bir yol ayırımı özelliğini korumuştur. Yezd’in hemen her tarafı çöllerle çevrili olduğundan bu önemi daha da artmaktadır.

Yezd’e Sasaniler döneminde Kral I. Yezdgerd’in anısına Yezdan Gerd ismi verilmişti. şehrin tarihi geçmişi Büyük İskender dönemine kadar gidiyor. 642 yılında Arap işgalinden sonra Yezd, tarihi İpek Yolunun önemli ve vazgeçilmez noktalarından biri olmuştur. 14. ve 15. yüzyıllarda Cengiz Han ve Timur ordularının yıkımlarından kurtulamayan Yezd, ticaret yolunun üzerinde olmasının avantajıyla kısa sürede toparlanarak bu yıkımların etkisini üzerinden atmayı becerebilmiştir.

Yezd kentinde tüm binalar çöl kumunun sarı rengiyle uyumlu bir tondadır. Yezdliler de bu coğrafyaya uyum sağlamışlar ve ağır çöl koşullarıyla başa çıkabilmeyi öğrenmişler. Örneğin, çok yakın bir geçmişe kadar şehrin su ihtiyacı, yakındaki şir Kuh dağlarından Yezdlilerin bir buluşu olan ve “Qanat” adı verilen yeraltı sulama sistemi ile sağlanıyordu. Bu kanal sistemi, 45 km. uzunluğundadır. Yezdliler, ülkenin her yerinde qanat imalatı, su getirme ve yer altı sulama sistemleri konusunda tartışmasız uzmanlıklarıyla aranır olmuştur.

Yezd’de bugün çok sayıda Zerdüşt yaşamaktadır. Yezd halkı hem doğanın olağanüstü zor koşullarıyla sabırla başa çıkma konusunda, hem de toplumsal yaşamda (özellikle Zerdüşt toplumuyla birlikte yaşama konusunda) karşılaşılan sorunları sakince halledebildikleri için eşsiz bir toplumdur. Zerdüştler, günümüz İran’ında dini ibadetlerini Yezd’de serbestçe sürdürebiliyorlar. Ancak geçmişte, özellikle Arap işgali döneminde Zerdüşt tapınakları camiye çevrilmişti.

Yezd şehrini adamakıllı öğrenebilmek ya da şehrin gerçek dokusunu hissedebilmek için tek bir şey yapmanız yeterli. şehrin ara sokaklarında kaybolmak. Tamamen toprak malzemeyle yapılmış, çölle aynı sarı renkte olan sıvaları yuvarlatılmış evlerin arasında, birbirini dik kesmeyen ve zaman zaman kemerlerin tünele dönüştüğü, kıvrıla kıvrıla giden sokaklarda zaten istemeseniz bile kaybolursunuz. Çünkü çevrenizde size yönünüzü belirten, yüksek bir bina veya tabela yok. En iyisi kaygılanmadan, kaybolmak. Bakalım bu şehir size ne gibi sürprizler hazırlıyor?


Yezd sokaklarında bir İranlı



Yezd’in eşsiz özelliklerinden biri de çölün aşırı sıcağını soğutarak kullanma sistemi olan ve güney İranda çokça görülen “Bad-gir” denilen rüzgar kulelerinin mucidi olmalarıdır. Badgirler çölün sıcak rüzgarını belirli bir açıyla içeri alıp evin alt bölümlerine gelene kadar soğutan yüksek baca sistemidir. Yezd’deki su kümbetlerinin yapısı da çok ilginçtir. Bunlar, görünüşte zeminle aynı seviyededir, ama içine girildiğinde merdivenle yerin 10 metre kadar altına ulaşılır. Buradaki tanklarda bulunan su, kendi kendini soğutan bir sistemle korunur.

Bad-Gir: Havayı serinletme bacaları


Yezd şehrinin merkezi, şehit Dr. Beheşti Meydanıdır. Bu caddenin bir ucunda tren istasyonu ve otobüs terminali bulunur. Dr. Beheşti Meydanı’ndan yürüyerek şehirdeki bir çok tarihi yere gidebilirsiniz. Ara sokaklarda ve labirent gibi yollarda dolaşırken şehri yakından tanıyacaksınız.


GEZİLECEK YERLER

Ateşgede - Zerdüşt Tapınağı
Zerdüşt dininin en önemli ateş tapınaklarından biridir. Ayetullah Kaşhani caddesinin doğu kısmında bulunur. Giriş ücreti istenmiyor, ancak isteyenler bağış yapabilir. Binanın içindeki kücük müzedeki kutsal ateş, 470 yılından beri hiç sönmeden yakılmaktadır. Görevli rahipler, badem veya kayısı odunları ile ateşi beslemekte ve 24 saat süreyle hiç sönmeden yanmasını sağlamaktadırlar. Bu ateş Yezd’e Ardakan’daki orijinal yerinden 1940 yılında nakledilmiştir. Müzedeki tablolarda Zerdüştün büyük boy temsili bir portresi dikkat çeker. Duvarlarda Zerdüştlerin kutsal kitabı olan Avesta’dan bazı ayetler ve İngilizce açıklamaları ile birlikte yer almaktadır.

Binanın dış girişinde Zerdüştlerin kuş-adam sembolünü görebilirsiniz. Bu sembolde kuş-adamın bir elinde sadakat anlamına gelen yüzük vardır. Öbür eli saygı ifade etmektedir. Üç katlı tüyleri olan kanatları, düşüncede, sözlerde ve davranışlarda saf olmayı öğütleyen Zerdüşt inancını yansıtmaktadır. Binanın mimari yapısı Hindistan’daki Zerdüşt tapınaklarıyla benzerlikler taşır.

Dakhme - Sessizlik kulesi
Zerdüşt inancına göre, yeryüzünün ve toprağın temiz kalabilmesi için ölü bedenleri gömmek veya yakmak yerine kulelerde vahşi hayvanların yemelerine terk etmek gerekir. Zerdüştler, bunun için şehirlerin dışında büyük kuleler kurmuş ve ölülerini buraya bırakmışlardır. Bırakılan ölünün başında bir rahip bekler ve vahşi hayvanların ölen kişinin hangi gözünü daha önce yiyeceğini gözlerdi. Sağ gözün önce yenilmesi ruhun iyi bir geleceğe kavuşması, sol gözün önce yenilmesi ise ruhun azap görmesi anlamına gelirdi.


Yezd'deki Sessizlik Kulesi


1960’lı yıllarda Zerdüştlerin Sessizlik Kulelerini kullanmaları yasaklanmıştır. Zerdüştler, artık ölülerini mezarlara gömmektedirler.
Dakhme’nin bulunduğu yer Yezd’in iki km kadar dışındadır. Ulaşım için 2 bin Tümen kadar bir ücretle taksi tutabilirsiniz. Sessizlik Kulesi bölgesine geldiğinizde taksinin gidebildiği uzaklıktan sonrasını yüksek kuleye tırmanmak için 15 dakika kadar yürümeniz gerekir. Tepeye ulaştığınızda güzel bir Yezd manzarası sizi bekler.

Bazaar
Yezd kentinde 12 adet tarihi pazar bulunur. Bunlardan en önemlileri Han Pazarı, Kuyumcular Pazarı ve Pencah Ali Pazarıdır. Bu pazarlarda yerel desenler işlenmiş ve şehrin kültürel zenginliğini gösteren ipek keşmir, brokar, Yezd şalı gibi tekstil ürünleri alabilirsiniz. Yezd’in, ayrıca pasta ve tatlıları da çok ünlüdür. Mutlaka baqlava, quttab gibi yerel tatlı çeşitlerini tatmanızı öneririz.

Emir Çakmak Kompleksi
14. yüzyıldan kalma bu yapı, Yezd kentinin sembolü gibidir. Bazaarın hemen yanında bulunan, geleneksel dört eyvanlı yapısı ve ön yüzünde bulunan bir çok küçük kubbe ve kemerleriyle heybetli bir yapıdır. Giriş kapısının tavanındaki hat yazıları çok estetiktir. Binayı yaptıran kişi vali Emir Celaleddin Çakmak’ın eşi Bibi Fatima Hatun’dur. Binadaki mihrap bölümü mermerden yapılmış, ve etrafına dekoratif çinilerle Kur’an-ı Kerimden ayetler işlenmiştir. Giriş ücreti 1.500 Tümendir.

 



Emir Çakmak kompleksinin gece görüntüsü

Emir Çakmak Camii
Emir Çakmak kompleksinin hemen yanındadır. Burada her yıl “Taziye” isimli geleneksel yas tutma törenleri yapılır. Bilindiği gibi, üçüncü İmam olan İmam Hüseyin, Muharrem ayının 10. gününde şehit edilmiştir, bu olayın yası her yıl bu dönemde tutulur. Caminin bahçesinde yaklaşık 10 metre yüksekliğinde ve ağaçtan yapılma bir araç göreceksiniz. Bu aracın ismi “Nakhl”dır. Bu kocaman araç İmam Hüseyin (3. imam) in tabutunu sembolize etmektedir. Bu araç kocaman bir palmiye yaprağı şeklinde yapılmıştır. Tören günü aracın yan yüzleri yas tutulduğunu göstermek üzere siyah örtülerle kaplanır. Nakhl aracını süslemek için kınından çıkarılmış kılıçlar, hançerler, kamalar ve aynalar, meyveler, gelin telleri, ve renkli ipek peçeteler aracın her iki yönüne asılır. Törenlerde ağıtlar yakılır, derin duygular yaşanır, birçok kişi ağlar. Nakhl aracı meydanda üç tur dolaştırıldıktan sonra meydanın bir köşesine konur. Bir yıl sonraki törene kadar orada duracaktır.

Emir Çakmak kompleksinin karşı caddeden görüntüsü

Cami Mescidi
Diğer adı Cuma Mescidi olan bu cami, değişik dönemlerin ve stillerin uygulandığı ilginç bir yapıdır. 1365 yılında yapılmıştır. Minarelerinin 48 metrelik yüksekliği ile İran’daki bütün camiler arasında birinci gelir. Bu minareler, tümüyle mavi çinilerle ve olağanüstü güzel motiflerle kaplıdır. Bu mavi renk, çevredeki çöl ve Yezd binaları ile ilginç bir kontrast oluşturmaktadır. Binanın içinde uzun ve geniş bir bahçeyle ulaşılan bir eyvan bulunur. Bu eyvanda bulunan üzeri mozaik fayansla kaplı kubbe, kendi türünün en güzellerinden biridir. Mihrap ta fayans mozayik kaplıdır.

Caminin eskiyen ve kırılan çini işlemeleri yakın zamanda restore edilmiş ve modern bir kütüphane kurulmuştur. Caminin çok değerli el yazmaları burada sergilenmektedir.

Eski dönemlerde bu caminin yerinde bir Zerdüşt tapınağının bulunduğu ve sonradan camiye çevrildiği söylenmektedir. Bahçede bulunan Zarch Qanat isimli yer altı sulama sistemini görmek için bahçeden merdivenle inmeniz gerekiyor.

Bu caminin minarelerinde cuma günleri bir tür çöpçatanlık uygulaması yapılır. Bekar kadınlar çarşaflarına asma kilit takılı olduğu halde caminin minaresine çıkar. Kilidin anahtarını bahçedekilere fırlatır. Anahtarı alan erkek kilidi açar ve kadına tatlı ısmarlar. Yaygın inanışa göre bu tanışmanın uğurlu bir yanı vardır ve bu çift büyük ihtimalle evlenir.

 

Cuma Camii

12 İmam Türbesi
12. yüzyıldan kalma bu türbe, Oniki İmam için temsili cenaze törenlerinin yapıldığı yerdir. Buranın hemen yanında derin, daire şeklinde tuğla yapılı ve 10 m. kadar çapında bir çukur olan Zendaan-e Eskandar (İskenderin Hapishanesi) bulunur. İçinde 3 satırlık Kufi yazısıyla oniki imamın isimleri yazılmıştır. Mozole, küçük, toz toprak içinde ve unutulmuş gibi görünür ama o dönemden geriye kalan nadir birkaç yapıdan biri olduğu için çok değerlidir. Büyük İskenderin savaşta yakaladığı esirleri çöl ortamında zaten kendi kendine ölürler beklentisiyle bu zindana attığı söyleniyor. Bu beklentisinde başarılı olmuş mudur bilemiyoruz.

Bagh-e Devlet Abad

1750 yılında Zend’li Kerim Han tarafından ev olarak yapılmıştır. Güzel düzenlenmiş bir bahçenin içinde estetik özellikli bir binadan oluşur. Binanın içindeki olağanüstü güzellikte kafes işi kaplamalar ve renkli camlarla yapılmış dekorlar dikkat çekicidir. 33 metre yüksekliğindeki dev “Badgir”, Yezd’deki benzerleri arasında en büyüğüdür.

Su Müzesi
http://www.watermuseum.ir İranlılar içme suyu ve sulama suyunu taşımak için yaptıkları “Qanat” adı verilen yeraltı kanallarını iki bin yıldan beri kullanıyorlar. Bir Qanat inşa etmek için öncelikle bir yeraltı su kaynağı bulmak gerekiyor. Bu da yerin yaklaşık 100 metre kadar altında bulunuyor. Kaynaktan suyu yukarıya doğru kendi kendine çıkartabilmek için çok hafif eğim verilen ve bazen çok uzun yollardan dolaşan tünellerin yapılması gerekiyor. Yezd’deki Su Müzesinde şehrin merkezinden geçen bir Qanat yapısının orijinal halini görebilirsiniz. Müzenin girişinden merdivenle yer altına inmeye başladığınızda yukardaki kuru havanın yerini rutubetli bir havaya bıraktığını ve ortamın serinlemeye başladığını hissedeceksiniz. Müzedeki orjinal Qanat 50 metre kadar derinlikte bulunuyor. Ayrıca qanat yapımında kullanılan aletler, eski Qanat yollarını gösteren haritalar gibi bilgiler sergilenmiş. İran’da toplam 50 bin kadar Qanat yapısının bulunduğu tahmin ediliyor. Müzeye giriş ücreti 1.000 Tümen.


YEZD - KONAKLAMA


Bu konudaki bilgileri "İran Gezi Rehberi" isimli kitabımızdan alabilirsiniz.


Üye İşlemleri
  Kullanıcı Adınız

  Şifreniz

 

Son Yazılar/Duyurular
 İstatistikler
» Bugün Gelen : 186
» Toplam Gelen : 402234
» Kayıtlı Üye : 691
» Şu An Bağlı IP : 4
Aktif Üyeler
Aktif Üye Yok

 Son 15 Dakika İçinde
 Aktif Olan Üyeleri Gösterir